Gebeliğin son aylarına yaklaşan anne adaylarının en sık sorduğu sorulardan biri:
“Normal doğum mu yapacağım, sezaryen mi olacağım?”
sorusudur.
Burada öncelikle önemli bir noktayı açıklamak gerekir:
Doğum şekline her zaman gebeliğin belirli bir haftasında kesin ve değişmez şekilde karar verilmez.
Gebelik boyunca anne ve bebeğin durumu takip edilir. Bebeğin gelişimi, rahimdeki pozisyonu, plasentanın yerleşimi, anne adayının sağlık durumu, önceki doğumları ve gebelikte ortaya çıkan gelişmeler değerlendirilerek bir doğum planı oluşturulur.
Tıbbi bir engel bulunmayan gebeliklerde vajinal doğum güvenli ve uygun bir seçenek olabilir. ACOG da anne veya bebeğe ait sezaryen gerektiren bir durum bulunmadığında vajinal doğum planının güvenli ve uygun olduğunu belirtmektedir. ACOG
Ancak gebeliğin bazı durumlarında planlı sezaryen anne veya bebek açısından daha güvenli seçenek olabilir.
Bu nedenle soru yalnızca:
“Sezaryen mi daha iyi, normal doğum mu daha iyi?”
şeklinde değerlendirilmemelidir.
Doğru soru:
“Bu anne ve bu bebek için en güvenli doğum yöntemi hangisidir?”
olmalıdır.
Doğum Şekline Kaçıncı Haftada Karar Verilir?
Doğum planlaması aslında gebeliğin erken dönemlerinden itibaren başlar.
Ancak doğum şekliyle ilgili tablo çoğu gebelikte üçüncü trimesterde, özellikle gebeliğin son haftalarına yaklaşıldığında daha net hale gelir.
Çünkü bu dönemde;
- Bebeğin baş geliş veya makat geliş olduğu,
- Plasentanın rahim ağzıyla ilişkisi,
- Bebeğin yaklaşık büyüklüğü,
- Anne adayının tansiyon ve genel sağlık durumu,
- Gebelikte ortaya çıkan komplikasyonlar,
- Önceki sezaryen veya rahim ameliyatları
daha ayrıntılı değerlendirilebilir.
Örneğin bebeğin makat pozisyonunda olup olmadığının doğum planı açısından değerlendirilmesi özellikle 36. hafta civarında önem kazanır. Çoğu bebek 36–37. haftaya kadar kendiliğinden baş aşağı pozisyona döner. Royal Kadın Hastalıkları Koleji
Bu nedenle gebeliğin 28. haftasında bebeğin makat olması tek başına:
“Kesin sezaryen olacağım.”
anlamına gelmez.
Doğum Planlaması Ne Zaman Konuşulmalı?
Doğum şekli hakkındaki ilk görüşmeler gebeliğin son haftalarına bırakılmak zorunda değildir.
Anne adayının;
- Doğumla ilgili korkuları,
- Daha önce yaşadığı doğum deneyimleri,
- Epidural beklentisi,
- Vajinal doğum veya sezaryen konusundaki düşünceleri,
- Önceki sezaryen öyküsü
gebelik takipleri sırasında konuşulabilir.
RCOG, planlı sezaryen düşünen gebelerin bunu sağlık ekibiyle mümkün olduğunca erken konuşmasını öneriyor. Böylece anne adayının beklentileri, endişeleri ve her iki doğum yönteminin yararları ile riskleri değerlendirilebilir. Royal Kadın Hastalıkları Koleji
Normal Doğum Nedir?
Halk arasında “normal doğum” denilen yöntem tıbbi olarak vajinal doğum olarak adlandırılır.
Bebek doğum kanalından vajinal yolla dünyaya gelir.
Doğum sancılarıyla birlikte rahim ağzı açılır, bebek doğum kanalında ilerler ve vajinal yolla doğar.
Her vajinal doğum aynı şekilde gerçekleşmez.
Bazı anne adaylarında doğum kendiliğinden başlarken bazı gebeliklerde tıbbi nedenlerle doğum indüksiyonu, yani doğumun ilaç veya başka yöntemlerle başlatılması gerekebilir.
Sezaryen Doğum Nedir?
Sezaryen, bebeğin karın ve rahim duvarına yapılan cerrahi kesi yoluyla doğurtulmasıdır.
Sezaryen;
planlı sezaryen veya acil sezaryen şeklinde gerçekleştirilebilir.
Planlı sezaryende doğumdan önce sezaryen gerektiren veya sezaryenin tercih edildiği bir durum belirlenmiştir ve ameliyat için tarih planlanır.
Acil sezaryen ise vajinal doğum planlanmış olsa bile doğum sırasında anne veya bebek açısından ortaya çıkan bir problem nedeniyle gerekebilir.
Bu nedenle:
“Vajinal doğuma karar verdik, artık kesinlikle sezaryen olmayacak.”
şeklinde garanti vermek mümkün değildir.
Doğum dinamik bir süreçtir ve plan anne ile bebeğin durumuna göre değişebilir.
Hangi Durumlarda Normal Doğum Planlanabilir?
Anne ve bebeğin sağlık durumu uygunsa, bebek baş aşağı pozisyondaysa ve vajinal doğuma engel oluşturacak başka bir tıbbi durum yoksa vajinal doğum planlanabilir.
Ancak yalnızca bebeğin baş aşağı olması yeterli değildir.
Gebelik haftası, bebeğin tahmini büyüklüğü, plasentanın konumu, annenin tıbbi geçmişi ve doğum sırasında bebeğin kalp atımları gibi çok sayıda faktör birlikte değerlendirilir.
Hangi Durumlarda Sezaryen Gerekebilir?
Sezaryen gerektiren durumlar anneye, bebeğe veya doğumun ilerleyişine bağlı olabilir.
Örneğin bazı durumlarda planlı sezaryen daha doğum başlamadan kararlaştırılabilirken bazılarında sezaryen gerekliliği ancak doğum sırasında ortaya çıkar.
Plasenta Rahim Ağzını Kapatıyorsa
Plasenta previa, plasentanın rahim ağzını kısmen veya tamamen kapatmasıdır.
Plasentanın doğum kanalını kapatması durumunda vajinal doğum ciddi kanama riski oluşturabileceği için sezaryen gerekebilir.
RCOG, plasentanın kenarı 36. haftada rahim ağzına 20 mm'den daha yakınsa sezaryenin daha güvenli doğum şekli olduğunu belirtiyor. Royal Kadın Hastalıkları Koleji
Bebek Makat Gelişse Ne Olur?
Makat gelişte bebeğin başı yerine kalçası veya ayakları doğum kanalına doğru yerleşmiştir.
Gebeliğin erken ve orta dönemlerinde makat geliş sık görülür.
Ancak çoğu bebek gebeliğin sonlarına doğru kendiliğinden baş aşağı döner.
RCOG'a göre gebeliğin sonunda yalnızca yaklaşık %3–4 oranında bebek makat pozisyonunda kalır. Royal Kadın Hastalıkları Koleji
Bebek 36. haftada hâlâ makat durumdaysa;
- Bebeği dışarıdan çevirme işlemi olan ECV,
- Planlı sezaryen,
- Uygun merkez ve seçilmiş vakalarda vajinal makat doğum
gibi seçenekler değerlendirilebilir. Royal Kadın Hastalıkları Koleji
Her makat bebek için aynı karar verilmez.
Bebek Ters Duruyorsa Kesin Sezaryen mi?
“Ters” kelimesi farklı pozisyonlar için kullanılabilir.
Makat geliş ile bebeğin yan durması, yani transvers duruş, aynı şey değildir.
Bebek doğuma yakın dönemde tamamen yan pozisyondaysa vajinal doğum mümkün olmayabilir ve sezaryen planlanması gerekebilir.
Bu nedenle bebeğin pozisyonu ultrason ve muayene ile net olarak değerlendirilmelidir.
Bebeğin İri Olması Sezaryen Nedeni midir?
Ultrasonda bebeğin tahmini kilosunun yüksek olması doğum planlamasında değerlendirilir.
Ancak ultrasonla hesaplanan fetal ağırlık tahmini bir değerdir ve ölçüm hatası olabilir.
Bu nedenle yalnızca:
“Bebek biraz iri görünüyor.”
ifadesi her zaman otomatik olarak sezaryen anlamına gelmez.
Anne adayında diyabet bulunup bulunmadığı, tahmini fetal ağırlık, annenin pelvis yapısı, önceki doğum öyküsü ve diğer klinik faktörler birlikte değerlendirilir.
Kordon Dolanması Varsa Sezaryen mi Olur?
Ultrasonda bebeğin boynunda kordon görülmesi anne adaylarında ciddi kaygıya neden olabilir.
Ancak tek başına boyunda kordon görülmesi her zaman sezaryen gerektirmez.
Göbek kordonunun boyuna dolanması oldukça sık görülebilir.
Asıl önemli olan doğum sırasında bebeğin kalp atımlarının nasıl olduğu ve bebeğin doğumu tolere edip etmediğidir.
Doğum sırasında fetal kalp atımlarında ciddi ve devamlı sorun oluşması halinde sezaryen gerekebilir.
Önceden Sezaryen Olan Biri Normal Doğum Yapabilir mi?
Bazı kadınlarda mümkündür.
Daha önce sezaryenle doğum yapan bir kişinin sonraki gebeliğinde vajinal doğum yapmasına VBAC – sezaryen sonrası vajinal doğum denir.
Ancak herkes VBAC için uygun değildir.
Önceki sezaryende rahme yapılan kesi tipi, sezaryenin nedeni, kaç sezaryen geçirildiği, mevcut gebeliğin özellikleri ve hastanenin acil sezaryen olanakları değerlendirilmelidir.
RCOG, önceki sezaryen sonrası doğum seçeneklerinin bireysel risk ve yararlar değerlendirilerek konuşulmasını öneriyor. Royal Kadın Hastalıkları Koleji
Dolayısıyla:
“Bir kez sezaryen oldum, bundan sonra hep sezaryen olmak zorundayım.”
ifadesi her hasta için doğru değildir.
İlk Doğum Sezaryense İkinci Doğum Nasıl Planlanır?
İkinci gebelikte iki temel seçenek gündeme gelebilir:
Planlı tekrar sezaryen veya uygun hastalarda sezaryen sonrası vajinal doğum denemesi.
Karar verirken;
- Önceki sezaryenin nedeni,
- Rahim kesi tipi,
- İki doğum arasındaki süre,
- Bebeğin pozisyonu ve büyüklüğü,
- Anne adayının tercihleri,
- Hastanenin olanakları
gibi faktörler değerlendirilir.
Bu nedenle ikinci gebelikte doğum planlamasının son haftaya bırakılmaması yararlı olur.
Doğum Sırasında Neden Sezaryene Geçilebilir?
Vajinal doğum planlanmasına rağmen bazen doğum sırasında sezaryen gerekebilir.
Bunun nedenlerinden biri doğumun ilerlememesidir.
Rahim ağzı yeterince açılmayabilir veya bebeğin doğum kanalındaki ilerlemesi durabilir.
ACOG, aktif doğum evresinde doğumun ilerlemesinin belirli kriterler altında durması halinde sezaryenin gerekli olabileceğini belirtiyor. ACOG
Bir diğer neden bebeğin kalp atımlarında doğumu tolere edemediğini düşündüren değişiklikler ortaya çıkmasıdır.
Dolayısıyla doğum yönteminin değişmesi her zaman önceden yapılan planın yanlış olduğu anlamına gelmez.
Doğum sürecinde ortaya çıkan yeni duruma göre güvenlik amacıyla karar değişebilir.
Sezaryen Daha Kolay Bir Doğum Yöntemi midir?
Sezaryen bir cerrahi operasyondur.
Doğum sancısı yaşanmaması veya doğum tarihinin önceden bilinmesi nedeniyle bazı anne adaylarına daha kontrollü gelebilir.
Ancak operasyon olması nedeniyle;
- Enfeksiyon,
- Kanama,
- Pıhtı oluşumu,
- Anesteziye bağlı riskler,
- Daha uzun iyileşme süreci
gibi cerrahi riskleri vardır.
Ayrıca tekrarlayan sezaryenlerle birlikte sonraki gebeliklerde plasenta previa ve plasenta akreta spektrumu gibi bazı riskler artabilir. ACOG bu risklerin sezaryen sayısı arttıkça yükseldiğine dikkat çekiyor. ACOG
Bu nedenle sezaryeni yalnızca “kolay doğum” olarak değerlendirmek doğru değildir.
Vajinal Doğumun Avantajları Nelerdir?
Uygun gebeliklerde vajinal doğumun önemli avantajlarından biri annenin genellikle daha hızlı günlük yaşama dönebilmesidir.
Cerrahi kesi bulunmadığı için operasyonla ilişkili bazı riskler yoktur ve hastanede kalış süresi çoğunlukla daha kısadır.
Bununla birlikte vajinal doğum da tamamen risksiz değildir.
Doğum sırasında;
- Vajinal veya perineal yırtık,
- Pelvik taban hasarı,
- Yardımlı doğum ihtiyacı,
- Acil sezaryene geçme
gibi durumlar gelişebilir.
Bu nedenle iki yöntemin de kendine ait yararları ve riskleri vardır.
Sezaryenin Avantajları Nelerdir?
Sezaryen bazı tıbbi durumlarda anne veya bebeğin karşılaşabileceği riskleri azaltabilir.
Planlı sezaryen ayrıca doğum zamanının büyük ölçüde önceden bilinmesini sağlar.
Bununla birlikte avantajlar ve dezavantajlar kişinin tıbbi durumuna göre değerlendirilmelidir.
RCOG da hem vajinal doğumun hem sezaryen doğumun farklı yarar ve riskleri bulunduğunu ve kararın kişinin sağlık durumu ve tercihleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Royal Kadın Hastalıkları Koleji
Anne İsterse Sezaryen Olabilir mi?
Doğum korkusu, önceki travmatik doğum deneyimi veya ağrı korkusu nedeniyle bazı anne adayları sezaryen isteyebilir.
Bu durumda anne adayının talebinin nedenleri ayrıntılı şekilde konuşulmalıdır.
Özellikle doğum ağrısından korkuluyorsa epidural ve diğer ağrı kontrol yöntemleri hakkında bilgi verilmesi faydalı olabilir.
ACOG, anne veya bebeğe ait tıbbi sezaryen endikasyonu yoksa vajinal doğumun güvenli ve uygun bir seçenek olduğunu belirtirken, sezaryen talebinde kişinin nedenlerinin, risklerinin ve gelecekteki gebelik planlarının ayrıntılı konuşulmasını öneriyor. ACOG
Doğum planlamasında anne adayının tercihleri de karar sürecinin önemli bir parçasıdır.
Planlı Sezaryen Kaçıncı Haftada Yapılır?
Tıbbi olarak daha erken doğumu gerektiren başka bir durum yoksa planlı sezaryenler genellikle 39. gebelik haftasında veya sonrasında planlanır.
Bunun temel nedenlerinden biri bebeğin solunum problemleri riskini azaltmaktır.
NICE, rutin planlı sezaryenin 39. haftadan önce yapılmamasını öneriyor. Nice
RCOG da tıbbi bir erken doğum nedeni bulunmadığında planlı sezaryenin 39. hafta civarında yapılmasını öneriyor; daha erken planlı sezaryenlerde yenidoğanın solunum desteğine ihtiyaç duyma olasılığının daha yüksek olduğunu belirtiyor. Royal Kadın Hastalıkları Koleji
Ancak plasenta previa, preeklampsi, fetal gelişim sorunları veya başka tıbbi durumlar varsa doğum daha erken planlanabilir.
Sezaryen Tarihinden Önce Sancı Başlarsa Ne Olur?
Planlı sezaryen tarihi verilmiş olması bebeğin o tarihe kadar mutlaka bekleyeceği anlamına gelmez.
Sancılar başlayabilir veya su gelebilir.
Bu durumda hastaneye başvurulduğunda;
- Doğumun ne kadar ilerlediği,
- Bebeğin durumu,
- Sezaryenin hangi nedenle planlandığı,
- Anne adayının tercihleri
değerlendirilerek karar verilir.
RCOG, planlı sezaryenden önce doğum başladığında bazı hastalarda doğuma devam etme veya planlanan sezaryeni gerçekleştirme seçeneklerinin klinik duruma göre değerlendirilebileceğini belirtiyor. Royal Kadın Hastalıkları Koleji
Epidural Almak Sezaryen Riskini Artırır mı?
Anne adaylarının sık duyduğu yanlış bilgilerden biri:
“Epidural yaptırırsan sezaryen olursun.”
ifadesidir.
NICE, doğum sırasında epidural analjezinin sezaryen olasılığını artırdığı gösterilmiş bir uygulama olmadığını belirtiyor. Nice
Epidural, uygun anne adaylarında doğum ağrısının kontrolü amacıyla kullanılabilir.
Doğum Planı Kesin Bir Sözleşme midir?
Hayır.
Doğum planı anne adayının tercihlerini ve gebeliğin mevcut koşullarına göre düşünülen yaklaşımı gösterir.
Örneğin gebeliğin 36. haftasında:
“Vajinal doğum planlıyoruz.”
denebilir.
Ancak 39. haftada yeni bir tıbbi problem ortaya çıkabilir veya doğum sırasında bebeğin kalp atımlarında sorun gelişebilir.
Benzer şekilde daha önce makat olan bir bebek baş aşağı dönebilir ve plan yeniden değerlendirilebilir.
Bu nedenle sağlıklı doğum planlamasının önemli unsurlarından biri gerektiğinde planın değişebileceğini bilmektir.
Anne Adayının Pelvisi Muayeneyle Ölçülerek Doğum Şekli Belirlenir mi?
Doğum şekline yalnızca:
“Çatın dar.”
veya
“Pelvisin geniş.”
gibi tek bir muayene değerlendirmesiyle karar verilmez.
Bebeğin başının pozisyonu, tahmini büyüklüğü, doğum sancılarının etkinliği ve bebeğin doğum kanalında ilerleyişi de önemlidir.
Bazı durumlarda gerçek doğum süreci başlamadan bebeğin doğum kanalında nasıl ilerleyeceğini kesin olarak öngörmek mümkün değildir.
Bebeğin Kilosu Doğum Şeklini Kesin Belirler mi?
Hayır.
Bebeğin tahmini kilosu doğum planlamasında önemli faktörlerden biridir ancak tek başına karar kriteri değildir.
Ultrasonda fetal ağırlık hesaplamaları belirli bir hata payına sahiptir.
Bu nedenle;
anne adayının önceki doğumları + diyabet durumu + tahmini fetal ağırlık + bebeğin pozisyonu + doğumun ilerlemesi
birlikte değerlendirilir.
İlk Doğumda Normal Doğum Denemek Zorunlu mudur?
Hayır.
Doğum şeklinin belirlenmesi tıbbi durum, anne adayının tercihleri ve risk-fayda değerlendirmesiyle yapılır.
Doğum konusunda ciddi korkusu bulunan bir kişinin endişelerinin küçümsenmemesi gerekir.
Doğum ağrısı, kontrol kaybı korkusu, önceki travmalar veya bebeğin güvenliğiyle ilgili kaygılar doktorla açık biçimde konuşulabilir.
Amaç anne adayını bir doğum yöntemine zorlamak değil, bilgilendirilmiş ve güvenli bir doğum planı oluşturmaktır.
Normal Doğum İsteyen Anne Adayı Nelere Hazırlanmalı?
Vajinal doğum planlayan anne adayının gebeliğin son haftalarında;
- Doğum belirtilerini,
- Sancıların nasıl takip edileceğini,
- Su geldiğinde ne yapılacağını,
- Hastaneye ne zaman başvuracağını,
- Epidural ve diğer ağrı kontrol yöntemlerini,
- Hangi koşullarda sezaryen gerekebileceğini
bilmesi faydalıdır.
Bu sayede anne adayı doğum sırasında planın neden değişebileceğini daha iyi anlayabilir.
Sezaryen Planlayan Anne Adayı Nelere Hazırlanmalı?
Planlı sezaryen yapılacaksa ameliyat tarihi yaklaşırken;
- Ameliyat öncesi açlık süresi,
- Kullanılan ilaçlar,
- Anestezi yöntemi,
- Hastaneye yatış zamanı,
- Operasyon sonrası hareket ve ağrı kontrolü,
- Emzirmenin başlaması
gibi konular sağlık ekibiyle konuşulabilir.
Planlı sezaryende çoğunlukla spinal veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemleri kullanılır ve anne doğum sırasında uyanıktır.
Hangi Durumlarda Doğum Planı Son Dakikada Değişebilir?
Gebelik veya doğum sırasında yeni durumlar ortaya çıkabilir.
Örneğin;
bebeğin kalp atımlarında ciddi bozulma, doğumun ilerlememesi, aşırı kanama, plasentayla ilişkili problemler veya göbek kordonuyla ilgili acil durumlar
doğum planının hızlı şekilde değiştirilmesini gerektirebilir.
Bu nedenle doğumda temel hedef belirli bir yöntemi ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmek değil, anne ve bebeğin güvenliğini sağlamaktır.
Normal Doğum mu Sezaryen mi Daha İyi?
Bunun herkese uygulanabilecek tek bir cevabı yoktur.
Tıbbi engel bulunmayan gebeliklerde vajinal doğum uygun ve güvenli bir seçenektir. ACOG
Ancak vajinal doğumun anne veya bebek açısından risk oluşturduğu durumlarda sezaryen hayat kurtarıcı bir cerrahi girişim olabilir.
Bu nedenle doğum yöntemleri birbirleriyle yarışan iki seçenek olarak görülmemelidir.
Amaç “mutlaka normal doğum” veya “mutlaka sezaryen” değil, anne ve bebek için uygun doğum yöntemini belirlemektir.
Arnavutköy Doğum Planlaması Ne Zaman Yapılmalı?
Gebeliğin son trimesterine girildiğinde doğum planlaması daha ayrıntılı şekilde konuşulabilir.
Özellikle 32–36. haftalar arasında bebeğin gelişimi ve gebeliğin genel seyri değerlendirilerek doğumla ilgili seçenekler netleştirilmeye başlanabilir.
36. haftadan itibaren bebeğin pozisyonu, plasentanın durumu, bebeğin büyümesi ve anne adayının sağlık durumu doğum planı açısından daha belirgin hale gelir.
Ancak bu haftalar bir “son karar tarihi” değildir.
Doğum şekli gerektiğinde doğum başlayana, hatta doğumun ilerleyen aşamalarına kadar değişebilir.
Arnavutköy Doğum Planlaması – Op. Dr. Önder Şeref
Doğum planı yalnızca “normal mi sezaryen mi?” sorusundan ibaret değildir.
Anne adayının gebelik öyküsü, bebeğin gelişimi ve pozisyonu, plasentanın yerleşimi, önceki doğumlar, varsa önceki sezaryenler ve anne adayının doğumla ilgili beklentileri birlikte değerlendirilmelidir.
Op. Dr. Önder Şeref – Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı tarafından Arnavutköy’de gebelik takibi, gebeliğin son haftalarının değerlendirilmesi ve doğum planlaması kapsamında anne ve bebeğin mevcut durumuna göre doğum seçenekleri görüşülebilir.
Arnavutköy doğum planlaması, Arnavutköy kadın doğum, normal doğum, sezaryen doğum ve gebelik takibi hakkında bilgi almak için muayene randevusu oluşturabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel muayene, tanı veya tedavi yerine geçmez.